Refikimiz ÖNDER Gazetesi

Güncel Haberler

Ahmet AK

0 533 3423055

ahmet.ak.315080@facebook.com

52 yıl önce seçtiği “idealin” peşinde bir gazeteci;
Köy Enstitüsünde okumuş.
Aydınlatmacılığı öğrenmiş.
Gerçekleri söyleyip tartışmayı,
Halkı doğru bilgilendirip zora hazırlamayı…
“Elini taşın altına koymayı, zora direnmeyi” seçmiş.
Onun ideali “gazetecilik yoluyla hizmet” olmuş.
52 yıldır da başarıyor.

Keşan’da yayınlanan ÖNDER Gazetesi, 53. yaşını kutluyor.
*
O, şimdilerde de ilk günkü gibi aynı karşı duruşu sergiliyor.

Zamanla göreceğiz ama kesin olan bir şey var ki; bu güzel insan, Feyzullah Aktan bulunduğu konumdan daha iyisine layık.

* * *

Potansiyel geleceğinin altında ezilmesi ve karmaşasının iç şiddete dönüşmesi ihtimali taşıması ve ülke  insanının bunu algılamadığı, kaygılanmadığı yarın için; bir gerçek var ki “güzel ve yalnız ülkemin” insanı da uygarlık yaratma ve yarına taşıma kaygısı taşımıştır elbet!

Herkes kendi kültürünün bir tarih olmasını, övünülecek nesillere devredilmesini ister. Ancak bu konuda yalnızca istemek yetmez, yapmak ve sanatsal yaşam değerleri meydana getirmek de gereklidir. “Bir uygarlık yaratmak ve geleceğe bırakmak” ancak böyle mümkündür.
Değişim için gelecek kaygısı; bireyin kendiliğinden üretmesi, kendinden sonrasına taşıması ve kompleksiyle izah edilebilir.  Kaygı “çalı dikeni gibi” direnç gösteriyorsa değişime ve geleceğe nasıl taşınabilecektir?
Aslında insan, zamanla ve yaşlandıkça daha da tutucu olur ve kaybettiklerinin bilincinde olarak, elde ne varsa tutmaya çabalar. Kaybedeceği aşikâr da olsa direnebileceği kadar direnme gösteren bu durum, ne kadar insani, ne kadar doğal olsa da çağın gerisine düşmeyi engellemiyor.
Değişim yaşamın zorunluluğudur, değiştirmek de yaşayan her canlının… Ve değişimi “tarihin biçmesi” gerekmiyor, insanın insani sorumluluğu değişimi zorunlu kılıyor, tarih sonradan oluyor.
Yapısal değişim kadar, düşünsel gelişim ve dönüşüm de zorunludur. Duvarlar örmek kurtarmıyor; bilakis kendini ve geleceğinden sorumlu olduklarını da zora sokuyor.

Biz olmanın getirisi bu: “Biz” ne kadar çok isek, gelecek de o kadar çok ve büyük oluyor.
Bir “köşe komşum” (Hasan Hüseyin Elma) dediği gibi; “Değişime kolay gelsin, rast gelsin!”

(Sevgili Elma’nın Milliyet (Blog) sayfalarında yayımlanan “Değişimi anlamak veya direnmek” başlıklı yazısından alıntıladığım cümleler için emeği geçenlere teşekkür ederim. A.AK)

___________ o __________