SON DAKİKA

Keşan Haber
Keşan Gardenya Çiçekçilik

ISTRANCALARDA BAĞ BOZUMU

ISTRANCALARDA BAĞ BOZUMU
Bu haber 21 Eylül 2015 - 17:51 'de eklendi ve 174 kez görüntülendi.

Kırklareli Belediyesinin destekleriyle, Kırklareli Kent Konseyince düzenlenen  Geleneksel  7. Yayla Bağbozumu etkinlikleri,    Kırklareli Ahmetçe Köyü Dönmez çiftliğinde yapıldı.  Yapılan etkinliğe Belediye Başkan Yardımcısı, yöredeki üzüm üreticileri, ve Kent Konseyi bileşenleri katıldı.

Açılış ve bilgilendirme konuşmaları ardından, Katılımcılar Dönmez çiftliğinde devam eden bağ bozumuna katıldılar.

Üzüm Kırklareli için oldukça önemli. Geçmişe bakıldığında  Kırklareli İlinin eski adlarından biri Lozengrad’tır. Anlamı Üzüm Şehri’dir.   Balkanlarda üzümle anılan ve bereketli  topraklara adını verecek kadar büyük bir öneme sahipmiş. Evliya Çelebi Seyahatname’sinde Kırklareli’ni şöyle yazmaktadır: “Benzerine az rastlanır yemyeşil bahçeleriyle ünlüdür. Yirmibini aşkın bağ ve bahçesi vardır. Müsellesi (içki), pekmezi ve köftürü (üzüm pekmezi) pek ünlüdür.”  Demektedir.

Mustafa Kemal Atatürk ise 1930 yılında Kırklareli’ ni ziyaret ettiğinde  kendisine ikram edilen  hardaliyeyi beğenir. Milli içecek olması gündeme gelir. Hardaliye  yöreye mahsus üzüm suyuna hardal tohumu  ve vişne yaprakları katılarak elde edilen bir içecektir. Hardal üzümün  fermantasyonunu önlediği için, alkolsüz bir içecektir.

Kırklareli Kent Konseyinin düzenlediği etkinlik tarımsal üretim ve istihdam açısından çok önemlidir. Bunu teşvik etmek amacıyla Üzüm konusunda uzmanlardan oluşan jürinin bölgedeki bağları yerinde inceleyerek, yaptığı değerlendirmeler sonucunda dereceye giren üreticilere çeşitli ödüller verilmesi teşvik ve farkındalık yaratacaktır.

Jürinin değerlendirmesi sonucu Ödül alan üreticiler

ŞARAPLIK ÜZÜM YARIŞMASI SONUÇLARI         SOFRALIK BAĞ YARIŞMASI   SONUÇLARI

 

1Remzi KOCAÜsküp1Murat HÜRENKızılcıkdere
2İsmail KAYABayramdere2İsmet DAĞKızılcıkdere
3Hakkı KAYABayramdere3Özcan KÜÇÜKTAŞKızılcıkdere
4Fahrettin TALİHDeveçatağı4Nurhan Cemal ÜSTÜNDAĞ 

 

Deveçatağı

 

Anavatanı  Türkiye ve Kafkasya bölgesi olan Üzüm, En eski meyve türüdür.  Ülkemizde yaklaşık 1,000 çeşit üzüm olmasına rağmen  bunun 50-60 adedi ekonomik değere sahiptir.

Dünyada üretilen üzümlerin çok büyük bir kısmı Şarap olarak tüketilirken  kalanlar ise kuru üzüm ve yaş olarak ta sofralık olarak tüketilmektedir.

Şaraplık üzüm açısından Türkiye, İspanya, Fransa ve İtalya’nın ardından dördüncü sırada, dünyada bağ arazisi yönünden de dördüncü sıradadır. Ancak İspanya, Portekiz ve İtalya’da üretilen üzümlerin %90’ı şaraba dönüşürken, Türkiye’de bu oran % 2’de kalmaktadır.

Kaynak: http://www.mfa.gov.tr/uluslararasi-bag-ve-sarap-orgutu-_oiv_-ve-ab-

Dünyada yılda 50 milyar litre şarap üretiliyor. Üzümün vatanı olan Türkiye’nin payı ise sadece binde 15 civarında. Yüzde 1 bile değil.. Türkiye, Fransa’nın ardından dünyanın 2’nci büyük üzüm ekim alanına ( 8.120 km2) sahip. Yıllık 150 milyar dolarlık dünya şarap ihracatından aldığımız pay ise sadece 10 milyon dolar düzeyinde. Oysa Türkiye bunu 100 kat artırabilecek olanaklara ve topraklara sahip. Komşumuz Bulgaristan bile bizden 3 kat fazla ( 200 milyon litre), Bu rakamlar komşularımızın, üzümün anavatanı Türkiye’den, şarap üretiminde ve ihracatında açık ara önde olduklarını gösteriyor. Fransa’nın, savunma sanayinden sonra en büyük 2’nci ihraç kalemini, 7 milyar Euro ile şarap endüstrisi oluşturuyor.

Tüm bu rakamlara bakıldığında,  üretim, işleme ve tüketim miktarlarında  dünya ortalamasının çok gerisindeyiz.

Uygulanan politikalara bakıldığında ise gidişat  çok daha kötü. Kırklareli üzüm üretimi için dünya üzerinde ideal topraklara sahipken, Resmi verilere bakıldığında  İl sınırları içerisinde 4 üzüm işleme tesisi varken, 78 madencilik faaliyeti yürütülmektedir. Istrancaların temiz havası, suyu ve bereketli toprakları üzerinde yürütülen vahşi madencilik, dünyada ki örneklerine bakıldığında tarımsal üretime büyük bir darbe vurmaktadır.

Dünya ile kıyasladığımızda, onlar verimli topraklarında üzüm   üretip milyarlarca gelir elde ederken,  biz ise plansız bir şekilde, geleceği düşünmeden verimli toprakları   tüketiyoruz.

1 Cm Tarım toprağı, yaklaşık 600-700 yılda oluşuyor, tarımın da en az 30 cm yapıldığı düşünülürse,  günlük çıkarlar için, 20-30 bin yıl sonrasını yok ediyoruz.

 

Göksal ÇİDEM

DOĞAL YAŞAMI KORUMA VAKFI

KIRKLARELİ İL TEMSİLCİSİ

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.





POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA