SON DAKİKA

Keşan Haber
Keşan Gardenya Çiçekçilik

İpsala’da anma

İpsala’da anma
Bu haber 20 Temmuz 2017 - 21:28 'de eklendi ve 148 kez görüntülendi.
“15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Günü ”nedeniyle düzenlenen program Cumartesi günü akşamı yoğun bir katılımla gerçekleştirildi.
15 Temmuz akşamı saat 21.30’da yüksekokul bahçesinden başlayan Demokrasi yürüyüşü Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra 15 Temmuz sinevizyonu ilgiyle takip edildi.
Din görevlilerinin okuduğu Kuran tilavetinden sonra 15 Temmuz nedeniyle düzenlenen yarışmalarda dereceye girenlere ödülleri verildi.
 Mehter takımının gösterisini, İpsala Kaymakamı Ali Uysal’ın konuşması takip etti.
Konuşmasına şehitlere rahmet, gazilere şifa dileyerek konuşmasına başlayan İpsala Kaymakamı Ali Uysal,15 Temmuz’un yüzyıl sonra daha iyi anlaşılacağını belirtti.
İpsala Kaymakamı Ali Uysal,  konuşmasında şunları ifade etti ; “15 Temmuz Şehitlerimizin hepsini askeriyle, polisiyle, sivil vatandaşlarıyla hepsini saygıyla anıyoruz. 2 Bin üzerindeki gazimize de mutluluklar, esenlikler diliyoruz.
Sadece 15 Temmuz Şehitlerimiz değil, bu toprakları, Anadolu topraklarını 1071’de Büyük Komutan Alparslan’la,1915’te Çanakkale’de,29 Mayıs 1453’te Fatih ile İstanbul’da, Sakarya’da ve 30 Ağustos 1922’de Türk Milleti’nin ikinci Ergenekon’u olan Dumlupınar’da, Kıbrıs’ta, Doğu ve Güneydoğu’da yine FETÖ gibi bir maşa taşeron bir örgüt olan PKK’ya karşı şehit düşen şehitlerimizi de rahmetle şükranla anıyoruz.
Milletleri millet yapan tarihlerindeki sembolleri vardır. Tarihleri vardır. Çok kritik tarihler. Nasıl Anadolu toprakları 1071’de Alparslan’la bize açıldıysa, nasıl ki dünyanın en özel şehri İstanbul 29 Mayıs 1453’te Fatih’le Türklerin eline geçtiyse;  biraz önce bahsettiğim gibi 30 Ağustos 1922 günü çok önemli bir tarihtir. Türk milletinin ikinci Ergenekon’udur. Nasıl bizim için çok önemliyse, yüz yıl sonra da anıyorsak,15 Temmuz’da çok önemli bir tarih olduğunu yüz yıl sonra anlayacağız.
Şöyle ki, Türk Milleti Dumlupınar’da bir ölüm kalım savaşı vermişti, yaklaşık yüz yıl önce. Kurtuluş savaşı başlamadan önce bildiğiniz gibi Birinci Dünya Savaşı yaşandı, tam yüz yıl önce. Bunun sonucunda bize dayatılan Sevr Anlaşması ile Türk Milleti Büyük Komutan Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde yırtıp atmıştı. Bunu Dumlupınar’da yırttı, attı.
9 Eylül 1922’de o zamanın dünya emperyalizminin sembol devleti, en güçlü devleti, en sömürücü devleti İngiltere’nin maşası Yunanlıları denize döktü. Ama kimi yendi Türk Milleti? İngiltere’yi dünyanın en emperyalist en büyük gücünü yenmişti o zaman.
100 Yıl önce M.Kemal Atatürk liderliğinde Türk Milleti zamanın emperyal gücü İngiltere’ye dur demiştir. Ve İngiltere’yi yendikten sonra ki yıllarda Orta Doğu’da, Kuzey Afrika’da, Küba’da dahil ve Hindistan’da ulusal kurtuluş mücadeleleri başladı.
Türk Milleti sayesinde Fidel Castro’dan, Gandi’ye kadar bütün dünyada özgürlük hareketleri başladı ve birçok devlet özgürlüğüne kavuştu.
Yine 100 Yıl sonra Türk Milleti, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde şuan emperyalizmin en büyük gücü ABD’ye dur demiştir.
Şuan ki dünya sömürücüsü, emperyalizminin lideri, bütün şer işlerin karıştırıcısı, baş aktörü Amerika Birleşik Devletleri tarafından organize edilen bir çete Türk Milletinin iradesini namusunu çalmaya elinden almaya yeltendi. Bu darbe gerçekleşseydi, çok farklı şeyler olacaktı.
15 Temmuz’un milletin tarihinde ne kadar önemli olduğunu zaman geçtikçe hatta yüzyıl sonra daha iyi anlayacağız. Türk Milleti sadece darbeyi püskürtmedi,Cumhurbaşkanı Recep  Tayyip Erdoğan liderliğinde ordusuyla, milletiyle Amerikan emperyalizmini püskürttü.
Şunu vurgulamak lazım, bu ordu şeridindeki çok küçük bir çetedir. Buradaki piyon onlarca yıl bu milletin, sadakasını, fitresini, dini inancını, saf duygularını sömüren FETÖ terör örgütüydü. Ve Türkiye’deki uzantılarıydı. Ama arkasındaki güç, Amerika Birleşik Devletleri’ydi.
Son beş, on yıla baktığımız zaman arkadaşlar bu darbe girişiminin önemini daha iyi anlayacağız. Çünkü Mısır’da, Tunus’ta, Libya’da, Suriye’de, Irak’ta Amerika Birleşik Devletleri kendi kukla yönetimlerini başa getirdi veya getirmeye çalışıyor. Ama bunu sadece Türkiye’de yapamadı. Türk Milleti yüzyıl önce olduğu gibi,yüzyıl sonra da liderlerinin öncülüğünde emperyalizme  dur dedi.
Bu çok önemli bir tarihtir.15 Temmuz çok önemli bir tarihtir.Bundan sonra artık,sadece kendi bölgesinde değil,bütün dünyada halkların ve milletlerin dediği olacaktır.Seçtiği insanlar yönetimde kalacaktır.Kurtuluş Savaşı ne kadar önemliyse,15 Temmuz’da o kadar önemlidir diye düşünüyorum.
Ve en önemlisi ,Türk Milleti; yani şehitlerimiz,askerlerimiz,polislerimiz bu darbe girişimine izin vermeyerek  devletimizin şerefini,onurunu ve namusunu kurtarmıştır.15 Temmuz’da millet ,devletin şerefini ve namusunu kurtarmıştır.Kendisinden uzaklaşan devleti hizaya çekmiştir.FETÖ’yü ve PKK’yı dışlamıştır.Devleti kendisine çekmiştir.Bu bizim tarihimizde de böyledir.Nasıl Selçuklu Devleti’ni kuran Oğuz Boyları ise, kendisini ihmal etmiş, unutmuş, ve kendinden uzaklaşmış,devleti yıkan ve tekrar devleti kuran da Oğuz Boyları yani Türk Milleti’dir.Devleti kendisine çekerek,devletin şerefini kurtarmıştır Türk Milleti.Bu çok önemli benim için, bizim için, hepimiz için.
 İki tehdit var şuanda. Bir, FETÖ tehdidi dini kullanarak,dini istismar ederek  yaşayan bir örgüt.PKK etnik bölücü örgüt.
Türk Milleti, tarih boyunca mazlumların sığındığı tek millet olmuş, devleti de mazlumları koruyan tek devlet olmuştur. Türk Milleti, benzetmek gerekirse “tarhana çorbası” misali kültürlerin fermantasyonuyla dünyada parmakla gösterilen bir kültür mozaiği yaratmıştır. Etnik bir millet değildir.Anadolu coğrafyası bütün mazlum halkların sığındığı korunaklı liman gibidir. Irak’tan, Suriye’ye, Pakistan’dan,İran’a, Arap coğrafyasından, Kuzey Afrika’ya, Balkanlar’dan Kafkasya’ya darda kalmış bütün halkların sığındığı topraklar ve millettir.
Şuanda, devletimizin başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün devletimiz bu örgütle mücadele etmektedir. Ve bu başarı kazanılmıştır. Ben bundan sonra çok büyük atılımlar yapacağını düşünüyorum Türk Milleti’nin. Ve bu hain darbe girişimi yapanlar bu topraklarda iki şey tarihe gömülmüştür. Bir, darbeler tarihe gömülmüştür, darbeler kesinlikle tarihe gömülmüştür. Bundan sonra hiçbir darbe girişimi yapabileceğini kimse hayal bile edemez, kimse cesaret edemez. Bu şer görünen olayın hayırlı olduğunu ileride anlayacağız. İki, en önemlisi dün Cuma hutbesinde Diyanet İşleri Başkanının mükemmel bir hutbesi vardı. Tarikat ve cemaatler tarihe gömülmüştür. Bize Diyanet İşleri Başkanlığı yeter. Biz çocukluğumuzda dinimizi camilerde yaz kuran kurslarında öğrendik. Diyanet’in kurslarında öğrendik.
Ve bu topraklarda Mustafa Kemal Atatürk’ün büyüklüğü de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın büyüklüğü de bir defa daha anlaşılmıştır. Tarikat ve cemaatleri niçin kapattığını 15 Temmuz darbesiyle çok iyi anladı bu millet. Bunun için bu topraklarda şer görünen bu darbe girişimiyle çok şehidimiz var. Allah’tan rahmet diliyorum. Bu şer görünen olayın vatanımıza ve milletimize hayırlı olacağını düşünüyorum. Çünkü tarikat ve cemaatlerin bundan sonra halkı sömürmesi, devlet kademelerine etkin olması artık düşünülemez.
Bu duygu ve düşüncelerle tekrar 15 Temmuz Şehitlerimizi ve bütün şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Hepinize bu akşam bu törene katıldığınız için teşekkür ediyorum. Bir daha Allah bu milleti bölücü terör örgütünden ve dini kullanan din sömürücülerinden korusun. Hepinize saygılar sunuyorum.”
15 Temmuz gecesi Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi 00.13’te İpsala’da da salalar okundu.
Vatandaşlar gecenin geç saatlerine kadar Cumhuriyet Meydanı’nda demokrasi nöbeti tuttu.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.





POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA