SON DAKİKA

Keşan Haber
Keşan Gardenya Çiçekçilik

BRUSELLOZİS (MALTA HUMMASI)

BRUSELLOZİS (MALTA HUMMASI)
Bu haber 26 Şubat 2014 - 14:29 'de eklendi ve 412 kez görüntülendi.

Bruselloz Nedir? Nezaman Görülmüştür,etken bakterinin diğer mikroplardan farkı nedir?

Bruselloz hayvanlardan insanlara bulaşan ve daha çok gelişmekte olan ülkelerde görülen bir zoonozdur.(Trakyada ki ismi ile Hayvan Hastalığı).Özellikle koyun keçi, sığır, manda gibi evcil hayvanlarda bulunur ve bunlarla insana direk ve indirek yollar ile bulaşır.Dünya da lk defa 1861 de Malta adasında İngiliz askerleri arasında rastlanmış, farklı bir ateş ile seyrettiği için bilim adamlarının dikkatini çekmiş ve Bruce tarafından dalakta izole edilerek hastalığa Brusellozis(Malta Humması) adı verilmiştır.Bu ilk bulunan suş keçi ve koyunlardan bulaşan Brucella melitensis cinsi idi.Daha sonra 1885 te Veteriner Hekim Bang tarafından Danimarka da sığırlarda düşük yapan brucella abortus bulunmuş,1914 yılında da ABD’de Traum tarafından ölü doğan domuzlarda Brucella Suis bulunmuştur.Bilim adamları daha sonra köpeklerde ve deniz memelilerinde başka türler tespit etmişler ve bu hastalık ve etkeni olan bakteri hakkında önemli bilgiler elde etmişlerdir.Sonraki yıllar da göülmüştür ki hastaların % 70 koyun ve keçi ile bulaşan b.melitensis cinsi,%25 büyübaş hayvanlar(sığı,manda,angus, bufalo) ile bulaşan b.abortus,%5 ise domuzlarla bulaşan b.suis cinsi ile hastalığa yakalanmaktadır.
Brucella bakterisi diğer bakterilere göre küçük ,gram negatif, hareketsiz,spor oluşturmayan kokobasil şeklindedir ve 37 derecede özel besiyerlernde zor da olsa üretilebilmektedir.Bu bakteri 60 derece ısıda 10 dakikada ölür.Süt içinde 17 gün,tereyağda 142 gün,dondurmada 30 gün,tuzlanmış etlerde 3 hafta, salamura peynirde 45 – 90 gün,çeşme suyunda ve 8 derecede 57 gün,25 derecede 10 gün,insan idrarında en az 7 gün,hayvan dışkısında 100 gün,düşük yapmış hayvan fetusunda 75 gün,ahırların duvar ve döşemesinde 4 ay canlı kalabilir.Bu özellikleri korunma da bize ipuları verir.Bu konuya daha sonra değineceğiz
Peki dünyadaki ve bizdeki durum,dağılım nedir?
Malta Humması adındanda anlaşılacağı gibi daha çok akdeniz ülkerinde başta olmak üzere Arabistan,Hindistan,Meksika,Orta ve Güney Amerikada yaygın olarak görülmektedir.Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl dünya genelinde yarım milyon insan brucellaya yakalanmaktadır.Koyun,keçi ile bulaşan brucella melitensiz Akdeniz ülkelerinde ve Latin Amerika ülkerinde ön planda iken , sığırlarla bulaşan brucella abortus daha çok Kuzey Amerika ve Kuzey Avrupa ülkelerinde görülmektedir.Türkiye bir akdeniz ülkesi olduğu için özellikle Doğu ve Güneydoğu anadolu başta olmak üzere hemen hemen her bölgede endemik bir şekilde rastlanmatadır.Bizde istatistikler yeni yeni tutulduğu için 1999 yılında 11462 vaka bildirilmiş,bu 2004 yılında 18264 yeni vakaya çıkmıştır ve bu rakamlar giderek yükselmektedir.Türkiye de çok merkezli yapılan seroprevalans çalışmasında normal toplumda sero pozitiflik %1,8 iken , veteriner ve çiftçiler gibi risk gruplarında bu oran % 6 olark bulunmuştur.1998 yılında Beyendik Beldemizde benim yaptığım bir çalışmada brucella seroprevelansı % 8 olarak bir hayli yüksek bulunmuştur.Buda Trakya da ciddi bir zoonoz olduğunu göstermektedir.Çünkü Trakya da keçi ve koyun yetiştiriciliği ön plandadır.
Hayvanlarda hastalık yaparmı?
İnsan da cok ciddi hastalık yapmasına karşılık,hayvanlarda belirtisiz ve hafif seyreder .Hayvanlarda daha çok genito üriner enfeksiyon yaparak düşüğe sebeb olur ve hayvanın süt ve et verimini düşürür.Sekel ve ölüm görülmez.Ancak insana geçtiği zaman daha ciddi hastalığa sebep olur.Özelliklede koyun ve keçilerden bulaşan brucella melitensiz diğer türlere göre daha patojendir.
Peki İnsanlara Nasıl Bulaşır?
Hasta hayvanların idrar,süt,plesanta ve diğer vücut sekresyonlarında brucella bakterisi bulunur.Bulaşma derideki sıyrık ve kesiklerden enfekte hayvan veya sekresyonları ile direk temas ile,yine içinde mikrop bulunan toz partiküllerinin inhalasyonu veya konjuktiviyaya teması ile olur.
Pastörize olmayan süt ve süt ürünlerinin(taze peynir,krema,tereyağ,dondurma)yenilmesi ile alınır.Kaşar peyniri ve yoğurtta bulaş riski düşüktür.Çiğ et ürünleri özelliklede az pişmiş dalak ve karaciğerde bulaş riski fazladır.İnsandan insana geçiş pek görülmez.Ancak cinsel yolla geçtiği nadir vakalarla bildirilmiştir.Yine kan transfüzyonu ile bulaş bildirilmiştir.Bu bulaş yollarındanda anlaşıldığı gibi çiftçiler,mezbaha çalışanları,veteriner hekimler,tıp doktorları ve laboratuvar çalışanları için bir meslek hastalığıdır.Bir meslek hastalığı olduğu içindir ki doğumların başladığı zamanla başlar,bahar aylarına doğru pik yapar,sonbahara doğru azalır.Ama kış mevsiminde azda olsa görlür.
Hastalığın belirtileri nelerdir ?
Bruselloz sistemik,yani birçok organımızın tutulduğu bir hastalıktır.Bu nedenle zor fark edilen ve zor tanı konulan hastalıklar gurubuna girer.Başlangıç sessiz veya akut seyredebilir. Hasta mikrobu aldıktan 2-4 hafta sonra belirtiler başlar. Bu belirtilerin süresine göre hastalık üç formda seyreder. 8 haftada iyileşen hastalar akut form(%65-70 oranında) , 8 hafta ile 52 hafta arasında sürenler subakut form(%25 oranında), 1 yıldan fazla sürenlere kronik brusellozis(%5 oranında) görülür. Bu son iki form tedavisi zor ve hekimi en çok uğraştıran formlardır. Bir de hiç belirti vermeyen ,asemptomatik form var ki bu vakalar laabaratuar da tesadüfen bulunur ve daha çok çiftçi,veteriner ve kasaplar da rastlanır .Görülme sıklığı % 5 civarındadır.
Brusellozun belirtileri; nospesifiktir. Hastaların çoğunda ateş, terleme, yorgunluk,iştahsızlık, sırt ağrısı, baş ağrısı, kas ağrıları ve eklem ağrıları mevcuttur. Bazı hastalar ağızlarına garip bir tat geldiğini söyler, bazı hastalarda depresyon gelişebilir. Halsizlik hastaların %90’ında, terleme %85’inde, artralji %82, ateş %80, miyalji %50, kilo kaybı %45, iştahsızlık %40 hastada görülür. Hastanın ateşi başlangıçta belirsizdir. Daha sonra artarak tepe yapar ve sonra yavaş yavaş tekrar düşer. Buna ondülan ateş denir ve Bruselloza has bir ateş tipidir.Bu ateş nöbetlerini Trakya köylüleri talas olarak adlandırırlar. Terleme gece ve aşırı olur. Hasta çamaşırlarını değiştirmek zorunda kalır. Bu nedenle doğu bölgelerinde bu hastalığa ‘YAŞ’ hastalığı denir.
Genellikle hastalar ilk etapta en yakın sağlık birimine müracaat eder .Soğuk algınlığı,gripal infeksiyon gibi tanılarla antibiyotik verilir , hastanın klinik tablosu belirsizleşir.Daha sonra komlikasyonlar gelişir ve hasta tekrar doktora gitmek zorunda kalır. Bruselloz belli organlara lokolize olur. Genellikle kemiklere en çokta kalça kemiğine lokolize olur. Sakroileit, spondilit, diz tutulumu, ayak bileği tutulumu en çok rastlanan kemik tutulumlarıdır. Hasta bazen yürüyemez hale gelir, sedye ile getirilir. Bazı hastalar bulantı,kusma,karın ağrısı gibi gastro-intestinal sistem şikayetleri ile gelir. Karaciğer ve dalak büyür. Bazı hastalarda menenjit, ensefalit, beyin apsesi gibi nörobroselloz tablosu gelişir. Hasta depresyona girer. Yine bir kısım hastada endokardit,miyokardir gibi kalp hastalığı, orşid gibi genital hastalık vakaları görülebilir.
Brucelloz hastalarına nasıl tanı koyuyoruz?
Brusellozda başlangıç semptomları belirsiz olduğu için, sıradan hastalıklarla karışmaması bakımından detaylı anamnez alınması gerekir. Hastanın öyküsünde mesleği, hayvancılıkla uğraşıp uğraşmadığı, pastörize olmayan süt ürünlerini kullanıp kullanmadığı iyi sorgulanmalıdır. (örnek bir hasta öyküsü: ) İyi bir anemnezden sonra labaratuar bulgularının kliniği desteklemesi gerekmektedir. Son yıllarda çok gelişkin serolojik testler tanıyı kesinleştirmemize yardımcı olmaktadırlar. Basit bir test bazeen hastalığın gözden kaçmasına neden olabilir. Özellikle de subakut ve kronik hastalarda ilkeri testleri kullanmak gerekiyor. Bu hastalara Rose Bengal, Wright Test gibi testler yetersiz kalabilir.
Nasıl tedavi edilir?
Yeni gelen akut bir Bruselloz vakası tedavisi çok zor değildir. Dünya Sağlık Örgütü’nün oluşturduğu tedavi prtokolleri mevcut. Bu tedavi protokllerine uyulduğu zaman genellikle %95 hastada iyi bir sonuç alınır. Akut vakalarda tedavi süresi 45 gündür. 20 günü spteptomisin ve tekrasiprin grubu, 25 günüde rifadin, tekrasiklin grubu ile olur. Subakut ve kronik vakalarda tedavi biraz daha farklıdır. Bu vakalara genellikle 3 veya 6 ay arasında tedavi verilir. Çocuk ve gebe hastaların tedavileri biraz daha farklıdır. Özellikle gebe hastalar ilaç alınamaz düşüncesi ile hekime gelmemektedir. Halbuki gebelikte biraz uzun da olsa tedavi mümkündür. Tedavi de hastaya düşen önemli görevler var.Bu hastalıkta verilen tedavi hiç aralıksız sürdürülmeli;eksik ilaç kullanımı hastalığı kronikleştirir.Bazı hastalar 1-2 haftalık bir tedaviden sonra iyileştiklerini düşünerek tedaviyi bırakırlar.Daha sonra komplikasyonlu ve daha kötü bir tablo ile geliyolar ve tedavi zorlaşıyor.Bu hastalıkta kullandığımız iyi ilaçlar sınırlı.Eğer bu bunları verimli kullanmatı beceremezsek sonra işimiz bir haylı zorlaşır.

Bu hastalıktan nasıl korunuruz?
Korumada 2 husus önemlidir. Birincisi; toplumsal korunma, ikincisi; kişisel korunmadır. Toplumsal korunma bakımından henüz bu hastalığın bir aşısı mevcut değildir. Ancak hayvanlarda brucellozun kontrolü insan brucellozunun kontrolü için son derece önemlidir.Çünkü hayvanlar için aşı mevcut ancak insanlar için koruyucu bir aşı sağlanamamıştır.Tarım Bakanlığı aşı programını uygulamaktadır.Ancak zaman zaman köylülerimizin buna uymadığı görülmektedir.6 aya kadar olan aşılar bağışıklık sağlamaktadır.Daha yaşlı hayvanların aşılanması mümkün değil bu nedenle aşı programına uyup eski hayvanları ahırdan çıkarmak,aşılısı ile değiştirmek en önemli koruma yoludur.
Kişisel korunmada en önemli şey hayvanlarla uğraşan kişilerin, uğraşma sırasına eldiven, maske, gözlük kullanmalarıdır, özellikle yara-berede bakteri girmemesi için yumuşak eldiven kullanımı çok önemlidir.Şehir merkezinde oturan ve köyle hiç ilişkisi olmayan ev hanımlarında sıkça hasta olanlara rastlanmakdadır.Sebep köyden gelen süt ve diğer ünlerle korumasız uğraşmadır.Konumuzun başında belirtmiştik.Brusella bakterisi ısıya ve kimyasalara karşı oldukça dayanıksızdır.Süt 60 derece 10 dakika ısıtılırsa ölür. Bu nedenle toplumda çiğ süt tüketilmesi önlenmeli, pastörize ürünlerin kullanılmasına önem verilmelidir. Yöremizde en çok çiğ sütten yapılan peynir, krema, tereyağı, kesik ile bulaşmalara rastlanmaktadır. Koyun-keçi peyniri 3 ay bekletilmelidir. 3 ay sonra peynirin kimyasal değişikliğe uğraması ile bakteriler ölür ve bulaşma ihtimali ortadan kalkar. Yine fenni olmayan yöntemler ile yapılan sucuk ve çiğ köfte ,iyi pişmemiş,ortası çiğ kalmış köfte ile de bulaşmalara da rastlıyoruz.
Dr.A.Haydar Yıldırım
Enfeksiyon hasatalıkları veKl.
Mikrobiyoloji uzmanı

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.





POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER
SON DAKİKA