RASİM ÇAKIR (Edirne) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum. Şahsım adına söz aldım.
Konuyla direkt ilgisi olmadığı için affınıza sığınıyorum, ama sıcak bir gündem olduğu için, Meclisin ve bu ülkeyi yönetme durumunda olan insanların konuya olan hassasiyetlerini dile getirmek gerektiğini düşündüğüm için söz aldım.
Değerli arkadaşlarım, dün Manisa'da, Manisa'nın Selendi ilçesinde yaşanan olayları, sizler de ümit ediyorum televizyonlardan, basından takip ettiniz.
Romanlar, Çingeneler, dünyanın dört bir yanında konuşlanmış, yaşayan, Müslüman ülkede Müslüman olan, Hristiyan bir toplumda Hristiyan olan, Bulgaristan'da Bulgarca konuşan, Türkiye'de Türkçe konuşan, bugüne kadar bütün hor görülme ve ezilmelere rağmen bulunduğu toplumla kavga etmeyen, içinde bulunduğu devletle kavga etmeyen, içinde bulunduğu sistemle kavga etmeyen, kendi içinde barışık, yaşadığı ortamla barışık bir yaşam sürdüren insanlardır ve bugüne kadar Türkiye'nin her yerinde Roman vatandaşlarımızla en ufak bir etnik temele dayalı problem yaşamadık, yaşamayarak bugünlere geldik, birbirimizle beraber çalışarak, düğünümüzde, cenazemizde, iyi günümüzde, kötü günümüzde yan yana durarak bugünlere geldik, ama öyle şeyler yaşamaya başladık ki, Edirne'de yaşanılan olaylar, Manisa'da yaşanılan olaylar, birdenbire, dün bizi hiç rahatsız etmeyen, dün olsaydı gülüp de geçebileceğimiz, incir çekirdeğini doldurmayan küçücük olaylar bile çok büyük kitlesel eylemlere ve tepkilere sebep olmaya başladı, neden olmaya başladı ve yaşadığımız olaylar, Türkiye'de ayrışmayı, ötekileştirmeyi ve bölünmeyi tetikleyen bir noktaya doğru gelmeye başladı. Bunu buraya getiren neden nedir sevgili arkadaşlarım? Bunu buraya getiren, birinin -dilini arı soksun- "Roman açılımı." lafıdır. Yani, birdenbire biri çıktı, bir "Roman açılımı." lafı ortaya koydu ve Türkiye'de böyle olayları yaşamaya başladık.
"Roman açılımı" lafını söyledikten sonra, soruyorum size, bebeğine süt bulamayan Roman annenin sorunu çözüldü mü? Küçücük çocuğuna kış kıyamette bir bot, bir palto alamayan Roman babanın sorunu çözüldü mü? Damı akan evde oturan Roman ailenin sorunu çözüldü mü bu lafı ortaya attıktan sonra? Değerli arkadaşlarım, hiçbirinin sorunu çözülmedi. Bu insanlar yıllar boyu, bütün siyasal iktidarlarda hep itildiler, hep kenarda tutuldular; buna rağmen "of" demediler. Ama birileri, bu ülkede ayrıştırmayı, ötekileştirmeyi ve bölmeyi bilerek veya bilmeyerek kendine görev edinen birileri, bir gün bir "Açılım." dedi "Roman açılımı." dedi "Gelin bakalım." dedi ve bundan sonra zapt edemeyeceğimiz, zapt etmekte zorlanacağımız şeyleri aklımıza getirmeye başladı.
Sevgili arkadaşlarım, değerli milletvekilleri, ülkeyi yönetme sorumluluğu iktidar partisindedir. Biz, muhalefet partisine mensup milletvekilleriyiz. Yarınlara birebir olarak hesap verecek sizlersiniz. Ama, buna rağmen, muhalefet koltuklarında oturuyor olmamıza rağmen içimiz daralıyor, yüreğimiz sıkışıyor. Türkiye'de bugün yaşadıklarımızı izledikçe, gördükçe, yarınlara karşı, torunlarımıza karşı nasıl hesap verebiliriz diye, muhalefette olmamıza rağmen, yüreğimiz daralıyor değerli arkadaşlarım. Siz bu sıkıntıyı çekmiyor musunuz? Siz bu ülkede yaşamıyor musunuz? Siz bu ülkede televizyon izlemiyor musunuz? Bu işe bir dur demeyecek misiniz sevgili iktidar milletvekili arkadaşlarım?
HÜSEYİN YILDIZ (Antalya) - Dinlemiyorlar bile!
RASİM ÇAKIR (Devamla) - Lütfen, rica ediyorum. Bu ülke hepimizin ve bu ülkede hepimiz eşit yurttaşlar olarak yaşama hakkına sahibiz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Çakır, lütfen sözlerinizi tamamlayınız.
RASİM ÇAKIR (Devamla) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Odun, kömür bulamayan, aş bulamayan, damı akan, bütün bu horlanmalara rağmen içine biraz girdiğinizde, biraz onlarla paylaştığınızda içinde kendine özgü çok asil bir ruh taşıyan Romanların hiçbir direkt sorunuyla ilgilenmeden, çözüm üretmeden, yaralarına merhem olmadan, sadece etnik kökenine dayanarak bir açılım lafıyla ötekileştirme gayretleri bu ülkeye çok zarar getirir.
Yeniden değerli milletvekili arkadaşlarımı ve yüce Parlamentoyu uyararak, gereğini yapma konusunda sizlerin de gayretli olabileceğinize inanarak, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim Sayın Çakır.